İletişim - Dil ve Konuşma

İletişim Nedir?

İletişim , bireyler arası duygu, düşünce ve bilgi alış verişinin gerçekleştirilmesi olayıdır. Bunun için mesajın tasarlanıp kodlanması, iletilmesi, kodun çözülmesi ve uygun geri dönütün alınması gibi basamaklardan oluşmaktadır. Bunlardan herhangi birisinin sekteye uğraması karşımıza iletişim bozukluğu olarak çıkacaktır.

İletişimimizi, konuşma organları ile sağlanan, işitme kanallarının kullanıldığı söze dayalı biçimde veya beden dili, jestler, mimikler, yazı veya resimlerin kullanıldığı görsel becerilere dayalı biçimlerde gerçekleştirebiliriz.

Amacımız sözel iletişim olunca bunu gerçekleştirmek için dil ve konuşmaya ihtiyaç vardır. Bu bağlamda;

Dil ve Konuşma Nedir?

Dil : Anlamları ifade etmek için toplumlarca kullanılan, gelenekselleşmiş ve kuralları uzlaşmaya dayanan semboller sisteminden oluşmuş, etkileşimde kullanılan iletişim aracı; konuşma ise sözel dildeki sesleri çıkarmak için gerekli olan motor işlemlerdir, yani konuşma için gerekli olan kasların eylemidir.

Semptomlarına Göre İletişim Bozuklukları Nelerdir?

  • Artikülasyon bozukluğu: Sesleri alışılmışın dışında çıkartma veya çıkartamama.CP,YDD
  • Ses bozuklukları: Ses tellerinin titreşimi veya sesin rezonansı ile ilgili anormallikler. Nodül,polip.
  • Dil bozuklukları: Dildeki sembollerin kullanımında ve yorumlanmasında bozukluk. Gecikmiş Konuşma, otizm, genetik hastalıklar…
  • Konuşmanın akışındaki bozukluklar: Kekemelik, hızlı-bozuk konuşma ( takifemi)

Bu bozuklukların sağaltımı da dil ve konuşma terapistleri / patologları tarafından gerçekleştirilmektedir.

Dil ve Konuşma Terapisti (DKT) Kimdir?

İnsan iletişimi gelişiminin değerlendirilmesi ve bozukluklarının önlenmesi, tanılanması, terapisi,yönetimi ile uğraşan ve bilimsel araştırma faaliyetlerinde bulunan bağımsız bir meslek gurubunun üyesidir.

Kendi konusunda sorunları ve çözümleri belirler, terapiyi planlar ve yürütür, tüm bunları yaparken ilgili uzmanlarla sıkı bir işbirliği içinde çalışır.

DKT Hangi Alanlarla İlgilenir?

  • Gelişimsel dil bozuklukları
  • Akıcılık bozuklukları
  • Artikülasyon ve sesbilgisel bozukluklar
  • Nörojenik dil ve konuşma bozuklukları
  • İşitme engellilerin eğitimi,
  • Yutma bozuklukları
  • Ses bozuklukları

Çocuğun Dil ve Konuşma Gelişimini Etkileyen Faktörler Nelerdir?

  • Artikülasyon becerisi ve oral motor kontrolü
  • Zihinsel gelişimi, mental reterdasyon
  • Çevresel faktörler ( bakıcı faktörü, uzun süre tv, yetişkin ve akranları ile az süre geçirme)
  • Cinsiyet ( kızlar lehine)
  • Kalıtım
  • Premature ve düşük doğum ağırlığı
  • Annenin alkol ve/veya madde bağımlılığı
  • Genetik bozukluk ( Down Send,Kleinfelter Send, Turner Send, Fragile X Send )
  • Hipoksi, Beyin travması, Tümoral etkenler,Enfeksiyonlar, Menenjit
  • Duyu bozukluklarının ve özellikle işitme kaybının olması.
  • Fiziksel engelli olmakla birlikte uzun süre hastanede kalma
  • İhmal etme ve/veya kötü davranışa maruz bırakma
  • Yaygın gelişimsel bozukluk (Otizm, Asperger Send.,..)
  • Oral motor yapı yetersizlikleri ( YDD, diş eksikliği, çene problemleri,tümoral etkenler)
  • Lateralizasyon gecikmesi

Dil Bozukluğu Nedir?

  • Dil bozukluğu, dil gelişimi sistemi içerisindeki sentax, semantik, morfolojik ,fonolojik, pragmatik yapıların bir veya daha fazlasının etkilenmesi sürecidir.
  • 1- Cümle kurma süreçleri veya bilgiyi anlamlı olarak hafızada saklama ve hatırlamada
  • 2- Sembol sistemini algılama ve ona zihinsel işlemler uygulamada
  • 3- Kavram ve sembol sistemlerini oluşturmada
  • 4- Sembol sistemlerini iletme ve kullanmada zorluklar, problemler vardır.

Okul Öncesi Dönemde Karşılaşılan Dil ve Konuşma Sorunları Nelerdir?

  • Artikülasyon Sorunları ve/veya Fonolojik Sorunlar
  • Gecikmiş Dil ve Konuşma
  • Gelişimsel dil bozukluğu / disfazi,
  • Gelişimsel dispraxia
  • Kekemelik

Gelişimsel Disfazi // Özgün Dil Bozukluğu // Spesifik Dil Bozukluğu Nedir?

  • Zihinsel ,motor,sosyal ve ruhsal bir neden belirlenemediği halde dil alanında geri kalmışlardır.
  • Dil kazanımı daha yavaş ve yaşıtlarına göre daha az başarılıdır.
  • 2 yaşından önce tanı konması güçtür.
  • Belli kriterler 2 yaşına gelmiş ama 50 sözcük dağarcığına ulaşamamış veya sözcük dağarcığı çok takıları yoktur.
  • Sembolik oyunda da geri kalmış oluyorlar, dili anlarken zorlanıyorlar, fonolojik sorunları oluyor.
  • Hızlı ve ard arda gelen işitsel ve görsel bilgiyi işleme güçlükleri vardır.
  • Uzun dönem hafızayla ilgili hatırlamaları daha yavaştır.
  • Dikkat eksikliği, dil, hafıza ve düşünmede organizasyon bozuktur.
  • Karmaşık akıl yürütmenin gerektiği problemleri çözmede zorluklar yaşarlar.
  • Yaygın semantik geri kalmışlık oluyor, sözcük dağarcığı arttığı halde morfolojik gelişim gelemiyor.
  • Vakalarda dilin tüm öğeleri ( 5 öğe) / bazen birkaçı gecikiyor, düzensizlik , çarpıklık oluyor.
  • Erken yaştaki çocukların dil özelliğine sahiptirler.
  • Kavram bilgileri yetersizdir.
  • İletişimin hem ayrıntılara hem de bütününe aynı anda bakamazlar.
  • Sözel ve sözel olmayan iletişimi aynı anda algılamayabiliyorlar.
  • Okul döneminde özgün öğrenme güçlüğü tablosu ile karşımıza geliyorlar.

GELİŞİMSEL DİSPRAKSİ NEDİR?

  • Amaca yönelik hareketlerin planlanması, organizasyonu ve uygulanmasında ortaya çıkan bozukluktur.
  • Anlama zorluğu, motor kayıp, duyu kaybı veya ataksi olmaksızın kompleks veya beceri isteyen hareketlerin düzgün yapılamaması durumudur.
  • Beceriksiz, sakar çocuk olarak adlandırılırlar.
  • Genetik yatkınlık,prematüre doğum,yetersiz anne sütü alımı, duyusal entegrasyon yetersizliği söz konusudur.

Farklı tipleri mevcuttur.

  • İdeomotor apr.
  • İdeasyonel apr.
  • Giyinme apr.
  • Konuşma/ sözel/ verbal apraksi
  • Oral /buccofacial apraksi…
  • İdeomotor apraksi : Askeri selam vermesi veya burnunu silmesi istendiğinde hasta bu hareketleri yapamaz. Oysa aynı hareketleri otomatik olarak yapabilir.
  • İdeasyonal apraksi : Çocuktan basketbol topu ile basket atması istendiğinde basket atamaz. Bu hareketleri parça parça doğru olarak yerine getirebilir, fakat sıralarında yanlışlıklar yapar.
  • Giyinme apraksisi : Hasta ceketini veya pantolonunu giymeyi başaramaz, elinde beceriksizce evirir çevirir.
  • Konuşma/ sözel/ verbal dispraksi; sözcükleri oluşturan sesleri ve heceleri doğru dizine koyup sesletmede güçlük olarak ortaya çıkar. Uzun ve karmaşık sözcüklerde daha sık ortaya çıkar. Tutarsız hatalar mevcut. (kafa-kapa-papa) Sık sık hata düzeltmeye çalışırlar. Ritm ve vurgu düzensizliklerinden ötürü prozodi bozuktur.
  • Oral dispraxia: oral motor yapıların sıralı hareketindeki güçlük. Dil ucunu ağız köşelerine değdirme, dilini çıkarıp geri çekme, üfleme vb. hareketleri istemli olarak yerine getirmede güçlük.

Kekemelik Nedir?

  • Konuşma esnasında; tekrarlar, bloklar, uzatmalar, uygun olmayan yerde durmalar, uygunsuz nefes almalar, patlamalar, eklemelerle karakterize konuşmanın akıcılığındaki bozukluktur.
  • Bazen konuşmayı kolaylaştırmak ve o sesi çıkarabilmek için; el veya ayağı sallama, ayağı yere vurma, baş ve boyun hareketleri, göz , kas ve dudak hareketleri vb. birtakım ikincil davranışlar gözlenebilir.
  • Kekemeliğin erken dönem görülme sıklığı: % 4 iken,
  • Kekemelikte genel sıklık; % 1’dir. (Konrot, A. Mayıs 2003, Ankara)
  • Erkeklerde kadınlara göre 3-4 kat daha çok görülmektedir.
  • Kentsel kesimlerde kırsala göre daha çok gözlenmektedir.
  • En çok 2-7 yaş arasında görülmektedir.
  • Erkeklerin terapisi daha uzun sürmektedir.
  • Genetik yatkınlık 2-3 kat gözlenme durumu
  • Düzelme oranı kızlarda daha yüksektir.
  • Daha uzun süre devam eden kekemelerde duygusal sorunlar gelişebilmektedir.
  • Olgular utanma, suçluluk hissi, gerginlik, kızgınlık ve çaresizlik duyguları yaşayabilirler.
  • Sıklıkla konuşmaktan ya da konuşmanın beklendiği sosyal ortamlardan kaçınma gözlenir.

Birinci Dönem Kekemeliği // Erken Dönem Kekemelik Nedir?

Çocuğun konuşmasında duraklama, tutulma, yineleme ve uzatmalar dinleyenler tarafından fark ediliyor, fakat çocuk kendisi bunların farkında değil ve konuşmaktan çekinmiyorsa böylesi özürler birinci dönem kekemeliğidir denebilir.

İkinci Dönem Kekemeliği // Geç Dönem Kekemelik Nedir?

  • 1. Konuşan ne söyleyeceğinden daha çok nasıl söyleyeceğine dikkat eder hale gelmiştir.
  • 2. Bu dönemde artık kekeme, konuşmaya başlarsa nerede kekeleyeceğini düşünen, bilen, kekelemekten kurtulmayan bir konuşmacı haline gelmiştir.
  • 3.Konuşma sırasında burun deliklerinin fazla açılması, dudakların çarpılması ya da sağa sola doğru devinmesi, göz kırpmalar, boyun kaslarında gerilmeler, kol ve ellerin gerilmesi, ayakların tekmelenmesi, karın kaslarının fazla devinmesi gibi ikincil davranışlar belirgin hale gelir.

Takifemi Nedir // Hızlı Bozuk Konuşma (Cluttering) Nedir?

  • Konuşma hızı çok yüksektir.
  • Artikülasyon hataları görülebilir.( Acele konuşmadan kaynaklı)
  • Konuşma anlaşılırlığı düşüktür.
  • Bazı olgularda disritmik respirasyon görülür.
  • Bazı olgularda motor koordinasyonsuzluk olur.
  • Bazı olgularda düşünceyi organize etmekte güçlük olabilir.
  • Bazı olgularda monoton konuşma olabilmektedir
  • Terapide farkındalığın geliştirilmesi ve konuşma hızının düşürülmesi üzerine çalışılır

Otistik Spektrum Bozuklukları // Yaygın Gelişimsel Bozukluk Nedir?

  • İletişim ve sosyal etkileşimde yetersizlik, stereotip davranışlarla kendini gösteren bozukluklardır.
  • Göz temasından kaçınma, nesne vb 5 sn boyunca yandan bakma, koklama, belirli yiyecekleri yeme, dönme veya nesne döndürme, ani hareketler, yaylanarak yürüme, parmak sallama, tiz sesler çıkarma, ısırma vb davranışlar.
  • Ekolali, klişe sözler söyleme, monoton tek düze konuşma, istekte bulunmama, sese tepki göstermeme, sohbet başlatamama, kendisinden sen veya ismiyle bahsetme, bedensel devinimlerle nesneleri elde etme çabası, sorulara uygunsuz cevaplar..
  • Yetersiz taklit becerisi, çekingen ürkek yapı, fiziksel temastan kaçınma, grup ortamından kaçma, nesne ve oyuncakları uygunsuz kullanma,
  • Konuşmanın var olduğu fakat bunun 16-22. aylarda kaybedildiği üzerinedir.
  • Sonradan otizm teşhisi almış çocukların ailelerinin çocuklarında ilk kuşkulandıkları şeyin sese tepkili olmamaları ve bu yüzden çocuklarında işitme kaybından şüphelenmeleridir.
  • Otizm toplumun bütün tabakalarında her türlü etnik kökende ve sosyo- ekonomik, entelektüel faktörlere bağlı olmadan görülmektedir.
  • Erkek çocuklarında daha fazla görülür.
  • İngiltere’de 1/150 oranında çocuklarda otistik davranış özellikleri gözlendiği belirtilmektedir.
  • Otistiklerin % 50 sinde hiç konuşma yok, belki de olmayacaktır.

Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluk Nedir?

Oral motor yapı yetersizliklerinden kaynaklı hedef sesin üretilememe durumu artikülasyon; kişinin fonetik dağarcığında mevcut olmasına rağmen hedef sesin uygun yerinde kullanılamaması durumu ise fonolojik bozukluktur.

Bu problemler konuşmanın anlaşılırlığını etkiler. Okul öncesi dönemde bu sorunların giderilmesinde fayda vardır. Aksi taktirde okul döneminde çocuk söylenenleri ağzından çıktığı gibi yazacak ayrıca hatalı sesletimden ötürü okuduğunu anlamada sorun yaşayacaktır. Disleksi- disgrafi yolunda zemin hazırlayabilir. Öğrenme güçlüğü tablosu karşımıza çıkabilir. Bunların yanında bebeksi vb. konuşmadan kaynaklı arkadaşları arasında alay konusu olabilir, kişilik gelişimine olumsuz yönde etki edebilir.

Afazi Nedir?

  • Beynin dilden sorumlu alanlarının hasarlanması, dil yetisi kaybıdır.
  • Daha önceden normal işlev gören dilin hasarlanmasıdır.
  • Edinilmiş dil bozukluğu olarak da adlandırılır.
  • 14-18 yaş üzerinde ki yetişkinler için kullanılır.
  • Dil yetisi bakımından dominant hemisfer , sağ eli kullananlarda % 95, sol eli kullananlarda % 70 sol hemisferdir.
  • Dilde yetersizlik gösteren çocuk grubu için ise, gelişimsel dil bozukluğu, disfazi veya özgül öğrenme güçlüğü olarak adlandırılır.
  • Anlama, okuma, yazma, konuşma, adlandırma ve tekrarlama becerileri afazi tipine göre etkilenmiştir.
  • Etyoloji: SVO, tümör, kafa travması, dejeneratif nörojenik bozukluklar ( ensefalit..)
  • Genellikle hemipleji veya hemiparezi eşlik eder.
  • Dizartri ve apraksi de eşlik edebilir.

Afazi Tipleri

Tutuk / motor/ expresive afaziler;

  • Broca,
  • transkortikal motor,
  • global,
  • mix transkortikal

Akıcı/ duyusal/ reseptive afaziler:

  • wernicke,
  • transkortikal duyu ,
  • kondüksiyon
  • anomik

Apraksi Nedir?

  • Amaca yönelik hareketlerin planlanması, organizasyonu ve uygulanmasında ortaya çıkan bozukluktur.
  • Anlama zorluğu, motor kayıp, duyu kaybı veya ataksi olmaksızın önceden öğrenilen kompleks veya beceri isteyen hareketlerin düzgün yapılamamsı durumudur.
  • Farklı tipleri mevcuttur.
  • İdeomotor apr.
  • İdeasyonel apr.
  • Giyinme apr.
  • Limb apr.
  • Konuşma/ sözel/ verbal apraksi
  • Oral /buccofacial apraksi…
  • Konuşma/ sözel/ verbal apraksi; sözcükleri oluşturan sesleri ve heceleri doğru dizine koyup sesletmede güçlük olarak ortaya çıkar.
  • Uzun ve karmaşık sözcüklerde daha sık ortaya çıkar. Tutarsız hatalar mevcut. Farkındalıkları iyidir.Sık sık hata düzeltmeye çalışırlar.
  • Ritm ve vurgu düzensizliklerinden ötürü prozodi bozuktur.
  • Oral apraxia: oral motor yapıların sıralı hareketindeki güçlük.dil ucunu ağız köşelerine değdirme, dilini çıkarıp geri çekme, üfleme vb.

Dizartri

  • Merkezi veya periferik sinir sistemi hasarına bağlı konuşma bozukluğudur. Konuşmanın 5 modalitesi etkilenmiştir.
  • Resprasyon, fonasyon, rezonans, artikülasyon ve prosodi.

Etioloji:

  • Serebro vasküler olaylar, inme
  • Travmatik beyin hasarı
  • Multipl skleroz
  • Parkinson hastalığı
  • Myasthenia gravis
  • Menenjit
  • Beyin tümörleri
  • Kurşun ve CO zehirlenmeleri
  • Sinir kesileri

Flask, spastik, spastik-flask, ataksik, hipokinetik, hiperkinetik tipleri mevcuttur.

Hakkımda

  • Mehmet ÇOŞKUN 1978 Marmaris doğumlu
  • İlköğretim, Beldibi İlköğretim Okulu 1985-1990
  • Ortaöğretim, Marmaris Kenan Evren İlköğretim Okulu 1990-1993
  • Lise, Marmaris Sabancı Lisesi 1993-1995
  • Lisans, Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksek Okulu 1996-2000
  • Askerlik, sağlık yedek subay olarak Gülhane Askeri Tıp Akademisi Fizik Tedavi Anabilim Dalı 2000-2002
  • Yüksek Lisans, Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dil ve Konuşma Bozuklukları Eğitim ve Araştırma Merkezi 2002-2006
  • 2000 yılından itibaren fizyoterapist ,2006 yılından itibaren de hem fizyoterapist hem de dil ve konuşma bozuklukları uzmanı olarak Coşku Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkez ve Okullarında çalışmaktadır.
  • 2008-2010 dönemlerinde Muğla Üniversitesi Fizyoterapi Bölümünde dil ve konuşma terapisi ve pediatrik rehabilitasyon konularında eğitim vermiştir.
  • Ayrıca 2009 yılından itibaren İşitsel Algı Eğitimi – Berard Methodu (Auditory Integration Training Practitioner) uygulayıcısıdır.

Üzerinde Çalıştığı Gruplar

  • Kekemelik
  • Gelişimsel Dil Bozukluğu
  • Yaygın Gelişimsel Bozukluk/ Otistik Spektrum Bozukluğu
  • Fonolojik ( sesbilgisel) ve Artikülasyon (sesletim) Bozuklukları
  • Gecikmiş Dil ve Konuşma Bozukluğu
  • Afazi , Dizartri, Dispraksi
  • Pediatrik Rehabilitasyon
  • İşitme Engelinden Kaynaklı Dil ve Konuşma Bozuklukları
  • Psiko-Motor Gelişim Geriliği
  • Özgül Öğrenme Güçlüğü
  • Yarık Damak Dudak

Katıldığı Kurslar

  • Portage eğitimi
  • PECS eğitimi
  • Ses terapisi
  • Yutma terapisi
  • Uygulamalı Davranış Eğitimi
  • Auditory Integration Training Practitioner ( Berard Methodu)
  • Sensory İntegration Training Certificate Programme ( duyu bütünleme terapisi)
  • Çeşitli kongre ve çalıştaylar
  • Tomatis Methodu

Amaç

Uygulanan çeşitli değerlendirmeler sonucu bireyin eksiklerini tespit etmek, bilimsel ve kanıta dayalı terapi yöntemleri ile en kısa sürede bireyi akranları düzeyine ulaştırmak veya kapasitesini en üst düzeyde kullanmasını sağlayarak toplum ile en iyi biçimde entegre olmasını sağlamaktır.

E-BÜLTEN KAYIT

E-Bülten’ e kayıt olarak en yeni haberler, duyurular ve güncellemelerden ilk siz haberdar olabilirsiniz...

BİZİ FACEBOOK’TAN TAKİP EDİN!

İLETİŞİM BİLGİLERİ

  • Şemsettin Günaltay Cad. Çamlı Apt. No:101 K:1 D:3 Suadiye Kadıköy / İSTANBUL
  • 0(216) 385 73 18
  • 0(555) 897 99 36
  • bilgi@mentalpsikiyatri.com